KORKUN SENİN KURGUNDUR

Korku duygusuna hepimiz sahibiz. Bu sadece insanların değil hayvanların da sahip olduğu bir duygu. Ancak hayvanlarla bizim korkumuzu ayıran şey bizimkinin daha çok kurgulanmış olması. Hayvanlarınki gerçek bir korku. Dışarıda bir tehlike, düşman, avcı vs var. Aslında bizim içinde kurguladığımız korkunun içinde de bu unsurlar var. Gelecekte başımıza gelmesi muhtemel olan olayların bizde yarattığı korkuda o olayların hepsi birer avcı birer düşman. Fakat bu düşmanı biz kendimiz kurguluyoruz. Neden mi?

Çünkü hayata geldiğimiz dönemde en temel ihtiyacımız olan güvenli bir bağlanmayı gerçekleştiremedik. Güvenli bağlanma artık dilimize pelesenk olmuş ve kavram kargaşasına kurban gitmiş bir kendiliğinden gelişen davranıştır diyebiliriz. Aslında tam olarak davranıştan da bahsedemeyiz zira bebek o dönemde tamamen fizyolojik ihtiyaçlarının kendisinde oluşturduğu duygu durumlarıyla başa çıkmak zorunda olan bir varlık. Güvenli bağlanma, bu fizyolojik ihtiyaçların zamanında karşılanması ile oluşan duygusal regülasyon. Bebeğin bakım vereni, hem duygusal hem fiziksel olarak zamanında yanında olursa ve tabi ki bakım verenin de psikolojik iyilik hali yerindeyse güvenli bağlanmanın tadından yenmez. Peki bunu hangimiz elde ettik. Azımız demek istatiksel olarak yanlış olacaktır ancak benim görüşüm diye belirterek çok azımız diyebilirim.

İşte bebekken o emin olamama, o güvende hissedememe meselesi bizi yetişkinlikte kendi kurguladığımız korkuların içine salıveriyor. Kaybetme korkusu, terkedilmesi korkusu, başarısızlık korkusu, başıma bir şey gelecek korkusu, hayvan korkusu gibi bir çok korkunun altında aslında o kendini güvenli okyanusa bırakamayan bebeğin ve çocukluğunda duyguları aynalanmamış, anlaşılmamış, belki yaralı, belki biraz incinmiş belki de sürekli kaygılı bir anneyi sakinleştirmeye çalışan bir çocuğun anksiyetesi yatmakta. Burası biraz derin bir mevzu. İçimizden bazıları, çocukken annemiz tarafından sakinleştirilmemiz gerekirken, annemizi korumuş, sakinleştirmiş, o üzülmesin diye kendimizden vermişizdir.

Şimdi neden korkuyorum diye sor kendine? Sevdiğini kaybetmekten mi korkuyorsun, saygınlığını yitirmekten mi, prestijini kaybetmekten mi? Çok seversen terk edilmekten mi? Çocuklarının başına bir şey gelmesinden mi? Birilerini incimekten mi? Birilerine zarar vermekten mi? Kaza yapmaktan mı? Nedir korkun? Eline bir kağıt kalem al, en büyük korkum başıma gelirse en kötü ne olur diye sor. Sonra ne olur? Peki ya sonra? Daha sonra?

Theta Healing tekniğinde en sevdiğim kısımdır bu kazma yönetimi. En kötü ne olur sorularının ucu bir duygumuza çıktığımızda aslında korktuğumuz şeyin pek de o şeyle alakalı olmadığını farkederiz. Yalnız kalma korkumuz vardır da bunu araba kazası yapma korkusu olarak çıkarırız yüzeye. Aslında en derinde değersizlik inancı vardır ve bu yüzeye başarısızlık korkusu olarak çıkmıştır. Hatta bazen bir kedi fobisi, eleştirilme korkusu ile ilgili olur. Nihayetinde her korkunun altında yatan duygu yine içine doğduğumuz ailede duygusal olarak ne kadar beslendiğimizle ilgili. 

Şimdi yetişkin tarafınla o çocuk ya da bebek tarafına bir bak. Tüm bu korkular ona ait. Güvensiz hisseden ve korkan o. Sen değilsin. Şimdi onu nasıl sakinleştirmek istersin? Hadi al konu karşına, sarıl, sakinleştir, ihtiyacı olan ne varsa kalbinden ona sen ver, artık sen onun ebeveynisin. Tüm korkularının o çocuk tarafından kurgulanmış bir senaryo olduğunu farket. Ona mutlu olmayı hakettiğini söyle. Kendini suçlu hissettiği hangi alan varsa ona şunu de, sen çocuksun, her hatayı yapma hakkın var. Seni seviyorum. 

Şimdilik bendenizden bu kadar. İçimden geldi bir ramazan akşamı yazmak istedim. Korkularınızın kurgularınız olduğunu farkettiğiniz ve onları kuleler gibi yıktığınız günlere ulaşmanız dileği ile.

KORKUN SENİN KURGUNDUR” için bir yanıt

  • Hep yine sorumluluk bende hocam.. yine o cocuga ebeveynlik eden benim, sakinlestirmek zorunda olan, seven ben, sarilan ben… peki ben ne olucam? 🙂

    Beğen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s