SİZİN NE HADDİNİZE

Anneannemin bir lafı vardır; haya etmek. Yani utanmak gibi bir şey. Bu fotoğrafı bloguma koyarken bile haya ediyorum. Ancak insanlar küstahlıklarından asla ve asla utanmıyorlar. İnsanlar dememeliyim pardon. Primatlar demeliyim.

İnsan zamanla gelişerek kortekse ve tabi ki ön frontal loba sahip olmuştur. Bu gelişim insanın daha ahlaki, mantıklı, vicdanlı, etik, sağduyulu, bir şeyi söylemeden ya da yapmadan önce durmasını, analiz etmesini ve daha başında beşer olan insanı, insan kılan özellikleri kazandırmıştır. Yani gelişmiş medeni insan ilkel yani hayvani beyniyle değil korteksi yani medeni yeni beyniyle hareket eder. Evet biz insanlarda da ilkel- hayvanlarda bulunan beyinden var. Beynimiz 3 katmanlı gibi düşünün. İlkel, duygusal ve yeni beyin. Beynin gelişim sürecinde en son gelişen kısmıdır yeni beyin. Ön frontal lob burayla ilgilidir. Ancak gelin görün ki insanoğlu artık ileri değil beyinsel olarak geriye gitme aşamasına gelmiştir. Bu da onun dürtüsel davranmasına, sınırlarını kaybetmesine, haddini bilmemesine, adeta dizginlenmesi gereken bir çocuk gibi davranmasına neden olmaktadır. Bu durumu sanırım bolca görüyoruz hem ülkemizde hem dünyada.

Sosyal medya bu dürtüselliğin en çok görüldüğü alanlardan biri. Empati yeteneğimizi de kaybettik. Zira sosyal medya ilkel beyni fazla uyardığı için bizi insanı kılan yanlarımızı köreltti. İnsanlar klavyeyi bir silah gibi kullanmaya başladı. Hiç kimse bir ötekinin dünyasını algılamadan, istediği gibi klavye koşturuyor, yazıyor, yorum yapıyor, çiziyor. Tam bir ipini koparmış çocukların tepiştiği gibi (ki bana kalırsa çocuklar bizden çok daha sağ duyulu belki daha hayvani demeliyiz) bir arenada birbirileriyle tepişiyorlar. Saygı yok, empati yok, sağduyu yok. Ben bunu yazıyorum ama acaba bunun gerçeği nedir diye düşünmek yok. Zira artık düşünmek de yok. Olsa zaten adına dürtüsel davranış demeyiz. Ben istediğim gibi yazayım, kendi değersizliğimi bir çamur gibi bir başkasına atayım, hasedimi kusayım, hunharca eleştireyim, adam asıp keseyim, hükmünü vereyim, kalemini kırayım. Evet sosyal medya bu şekilde kontrolsüz bir güç edindirdi kullanıcılarına. Bir başkasının acısına saygı duymadan vicdansızca yazılıp çizilebiliyor.

Eskiyi düşünüyorum biraz. Mesela yaşı benim gibi 40’larında olanlar hatırlar, 80’leri, 90’ları. O dönemdeki saygıyı, edebi, hayayı. Haya ederdi insanlar, kimse kimsenin sınırına girmezdi, başı önde yürürdük yolda. Bir kalite vardı konuşmalarda, bir fikir teatisi. Ama şimdi…. Bitti… Her şeyi bitirdik. Bir posta yorum yaparken Allah aşkına, korteksinizi kullanıp 3 kere okuyun ve olası ihtimalleri düşünün. Hemen limbikten dalmayın hemen dürtüsel davranmayın. Biz yetişkinler kendimizi artık kontrol edemediğimiz için bu hastalığı çocuklarda da görüyoruz. Ondan sonra çocuklardan şikayet ediyoruz. Yahu biz acaba çocuk olmaktan çıkabildik mi ki?

Neymiş efendim, Ayda’nın babası kızına çorap giydirmemiş. Velev ki ayakları da yaralı falan değildi babası çorap giydirmeyi unuttu. Zira eşini de kaybetti bu adam. Yası var, travması ağır. Sizin ne haddinize yahu, adamı çocuğuna iyi bakamıyor diye eleştirmek. Siz kimsiniz? Neyi oluyorsunuz Ayda’nın. Telefon başında fındığınızı fıstığınızı ağzınıza atarken, sıcak evlerinizde çayınızı yudumlarken yaptığınız bu vicdan yoksunu yorumlarınızı Allah’ın adaleti kaldıracak mı? Müslüman olduğunu mu zannediyorsun? Bir başkasının acısı ile dertlenmedikçe, onu anlamadıkça müslüman olabileceğini mi sanıyorsun? Derdin nedir ey dürtüsel varlık? Ağır mı geliyor sözlerim. Eminim Ayda’nın babasına da çok ağır geldi yorumların. Kendi nefsini terbiye edemeyenden kimseye hayır gelmez. Nefis nedir biliyor musun? Hah işte o hayvani beynin, o ilkel, dürtüsel davranmana sebep olan beynin. Hah sen önce onu kontrol etmesini öğren, bir kendine gel, sor, öğren, sorgula, kendini anla, yetmedi otur şimdiye kadar tüm yaptığın ay eleştiriye tahammülünüz olmalı dediğin o tüm yorumlarını bir düşün nereden ve neden yazdığını, bir öfkeni başkasına kusmayı bırak ondan sonra gel sakince konuşalım. Yazmadan önce düşün, konuşmadan önce düşün, davranmadan önce düşün. Bu nedenle Kuran’da bolca hiç düşünmez misiniz der. Yani diyor ki ey beşer, frontal lobunu çalıştır düşün. Onu da yapamıyorsan, eğer müslüman olduğunu iddia ediyorsan şöyle düşün, şimdi Peygamber (sav) olsaydı bu yorumumu görseydi, bu davranışımı görseydi ne derdi.

En büyük erdem insanın kendini kontrol edebilmesidir ve empati yapabilmesidir. Hiç bir şey yapamıyorsan ağzını açmadan önce 6 derin nefes al. Bu bile senin korteksini geliştirmene yeterlidir.

Şimdi herkes sınırına çekilsin. Sosyal medyada silahşörlük yapmayı bıraksın. İnsanlar eleştirilmez fikirler eleştirilir. Bunu da öğreniniz bir zahmet. Kendinize saygı duyun, elbette en önemlisi bu. Kendisine saygısı olmayanın kimseye saygısı yoktur….

Kusura bakmayın biraz sert oldu, ama ben Ayda’nın babasına karşı empati yapıyorum ve onun yüreğinin acısını çok derinden hissediyorum.

Sevgiler.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s