insanlığın ara geçiş formu: ergenyus

Bir danışanım, Betül hanım lütfen ergenler hakkında bir yazı yazın vallahi çok iyi olur demesi üzerine dedim ki şu ergenyusları tanımamızı sağlayacak bir yazı yazayım.

Evvel zaman içinde kalbur saman içinde çoğumuz bir çocuk dünyaya getirmek için pek hevesliydik. Getirdik de tabi ki. Çocuk 10 yaşına gelinceye kadar iyi kötü idare ettik öyle değil mi? Fakat öyle bir dönem geldi çattı ki, sanki bizim daha dün iyi hoş güzel anlaştığımız çocuk Kafka’nın Dönüşüm öyküsündeki böceğe dönüşen Gregor Samsa oluverdi. Haaa diyeceksiniz ki Betül hanım Betül hanım sizin bebeler henüz ergen değil, daha siz durun durun nereden bileceksiniz. Elbette benim bebeler ergen değil ama şöyle bir gerçek var ki ben de bir insan olarak ergenyus dönemini geçirmiş bulunmaktayım. Çok iyi bilirim haddi zatında.

Read more

21 GÜNLÜK OLUMLAMA

Ben (Adınızı söyleyiniz)Bilerek ya da bilmeyerek alt ve üst bilincimde oluşturduğum tüm gereksiz ve negatif düşünce kalıplarımı iptal ediyorum.

Bunların yerini sevgiyle dolduruyorum.……………… karşı hatalarımı biliyor, kabul ediyor serbest bırakıyorum.

İçimde artık onunla ilgili kötü düşüncelere yer yok.………………… beni sevdiğini biliyor, onaylıyor kabul ediyorum.

Onunla ruh ikiziyiz, mutluyuz ve mutluluğumuz daha da artarak devam edecek bunu biliyor onaylıyorum.

Onu çok seviyor, onunda beni sevdiğini ve kabul ettiğini biliyorum. 

Read more

ANNEM GİBİ OLMAK İSTEMİYORUM

Bir önceki yazıma göstermiş olduğunuz yoğun ilgiden dolayı öncelikle herkese çok teşekkür ederim. Öncelikle şunu belirtmek isterim ki patolojik olanla normal olan arasında fark vardır. Her kız çocuğu elbette bebeklerini soyacak sonra yine giydirecek. Bu davranışsal bir problem değil. Benim kızımın davranışındaki fark her bebek alındığında önce kıyafetlerini çıkarmak ve bir daha hiç giydirmemek. 8-9 aylıktan beri yaptığı şey buydu. Tüm bebekleri çıplaktı. Kaynağın bu olduğunu anlamak için hikayeyi anlatıp sonrasındaki değişimi gözlemlemek gerekiyor. Değişim olduğu için ben kendi kızımda kaynağın bu olduğunu söyleyebilirim. Her bebek, her çocuk farklı dinamiklerle benzer hareketleri yapabilir canlar. Bunu hiç unutmayın.

Read more

ÇIPLAK BEBEK VE DUYGUSAL YOKSUNLUK

Kızım ilk bebeği olduğundan beri bebek edinir edinmez kıyafetlerini çıkarıp çıplak oynamayı tercih ediyordu. Hiç kıyafetli bebeği kalmamıştı. Tüm bebekler hep çıplaktı. Ta ki geçen haftalara kadar. Bir gün beni yanına çağırdı beraber oynayalım dedi. Ben de çok anlamıyorum bebeklerle oynamaktan zira pek bebeğim olmadı küçükken. O sırada düşündüm durdum. Neden bu kız hep bebekleri soyup oynuyor diye. Uzun uzun baktım çıplak bebeklere ve bir anımı hatırladım. 7 yaşımdaydım, ilkokula yeni başlamıştım. Bebeğim yoktu ve bir gün öğretmen evdeki oyuncakları getirmemizi istemişti. O gün ve sonraki gün babamdan utana sıkıla bana bebek almasını istemiştim de almamıştı. Ben de komşumuzun çıplak, kolları bacakları ipte tutturulmuş bebeğini gocuğumun altına saklayarak götürmek zorunda kalmıştım. Sınıfa girer girmez sıranın altına sakladım bebeği. Öğretmen oyuncaklarınızı çıkarın dediğinde bir süre çıkaramadım. Herkesin son model oyuncak arabaları, süslü püslü bebekleri vardı, onları gördükçe daha da utandım. Öğretmen üzerime geldi hadi çıkar bebeğini dedi. Yüzüm kıpkırmızı kesilmişti, utançla sıranın altından çıplak bebeği çıkarıp sıranın üzerine koyduğumda herkes gülmeye başladı. Yer yarılsaydı da içine girseydim dediğim andı o an. Eve nasıl döndüğümü hatırlamıyorum, o güne dair başka bir şey hatırlamıyorum. Bir iki gün sonra babam bir bebekle geldi eve ama artık her şey için çok geçti. Ben bu anıyı hatırladıktan sonra kızıma tüm ayrıntılarıyla bu şekilde anlattım. Artık bebekleri çıplak etmene gerek yok, o benim hikayem. Senin bebeklerin kıyafetli olabilir. Beni iyileştirmene gerek yok dedim. Ve o günden sonra kızım bulduğu her elbiseyi bebeklerine giydirmeye başladı. Şimdi artık elbise bulamadığı bebeklerle oynamıyor ve dışarı çıkarmıyor. 

Read more