ALBERT ELLIS: İLİŞKİLER ÜZERİNE

Sizlere, bu sefer kendi bilgilerimi değil Albert Ellis’in ilişkiler üzerine görüş ve önerilerini sunacağım. İçinden geçtiğimiz şu zor süreçte umuyorum ki bir çoğunuza ilaç gibi gelecektir.

Albert Ellis’e göre ilişkilerimizde yaşadığımızın sorunların kaynaklarından biri onaylanma ihtiyacımız ve bununla başa çıkma çabamız. Peki hangi nedenlerden dolayı onaylanma ihtiyacı duyuyoruz? Ellis, şu şekilde sıralıyor bu sebepleri;

  1. Her önemli insanın sizi sevmesi talebiniz, mükemmeliyetçi ve ulaşılması olanaksız bir amaç yaratır. Doksan dokuz kişinin sizi sevmesini sağlasanız bile, her zaman sizi sevmeyen bir yüzüncüyle karşılaşırsınız.
  2. Sınırlı sayıda insandan sevgi talep etseniz bile hepsinin onayını kazanamazsınız. Kimilerinin, kendi sınırları yüzünden, herhangi birini sevme yetenekleri çok azdır. Diğerleri tamamen sizin denetiminizin dışındaki nedenlerle sizi onaylamayacaklardır. Daha başkaları ise size karşı ön yargıları olduklarından sizden nefret edebileceklerdir.
  3. Sevgiye mutlaka gereksinim duyduğumuz zaman, ne ölçüde ve ne kadar süreyle onaylayacağınızı düşünüp kaygılanırsınız.
  4. Gereksinim duyduğumuz insanların onayını her zaman kazanabilseniz bile, bu işe o kadar çok zaman ve enerji harcamanız gerekir ki başka hiçbir şeyle uğraşamazsınız. Onaylanmak için sürekli çaba harcamak, kendi amaçlarınız için değil, başkalarının sizden yapmanızı istedikleri şeyler için yaşamak anlamına gelir.
  5. Sevilme gereksiniminiz ne kadar fazla olursa, insanların size saygı duyma ve sizi önemseme eğilimleri o kadar azalır. Onların ihtiyaçlarını karşılamanız hoşlarına gitse bile, çaresiz tavrınızdan nefret edebilir ve sizi zayıf bir insan olarak görebilirler. Başkalarının onayını kazanmak için çaresizce çaba harcamanız, onları rahatsız edecektir. Bu da sizi daha az istenen biri yapabilir.
  6. Sevgiyi kazandıktan sonra, sevildiğinizi hissetmeniz can sıkıcı olabilir, çünkü sizi seven insanlar genellikle zamanınızı ve enerjinizi harcarlar. Birini etkin bir biçimde sevmek, yaratıcı ve kendini vermeyi gerektiren bir eylemdir. Ama yoğun bir sevgi gereksinimi, bu işin harcanması gereken çabanın harcanmasını engelleyebilir. Tam tersine sevgiyi baltalar, çünkü yoğun sevgi talep ettiğiniz zaman, taleplerinizi yönelttiğiniz kişilerin büyümesine ve gelişmesine harcayacak zamanınınız ve enerjiniz kalmaz.
  7. Yoğun sevgi gereksiniminiz, değersizlik duygularınızı körükler. ‘Sevilmeliyim, çünkü sevgisiz yaşayamayacak kadar alçak, yetersiz bir bireyim. Bu nedenle başkalarının bağlılığına muhtacım’. Bu şekilde çaresizce sevgi arayarak, kendi değersizlik duygularınızı örter, onlarla başa çıkmak ve onların üstesinden gelmek için bir şey yapmamış olursunuz. Çok sevilmekte ne kadar başarılı olursanız, bu amacı o kadar büyütebilir ve kendinize kendi yaşamınızı düzenleyemediğiniz fikrini aşılayabilirsiniz.

Aşırı sevilme ihtiyacı ile baş etmek için Ellis’in önerileri

  1. Kendinize, diğerlerinin ne yapmanızı istediklerini değil, ne yapmak istediğinizi sorun. Zaman zaman kendinize ‘Bunu yapmaya ya da şunu yapmayı reddetmeye devam etmemin nedeni, gerçekten öyle olmasını istemem mi? Yoksa bir kez daha düşünmeden başkalarını memnun etmeye mi çalışıyorum?’ diye sormaya devam edin.
  2. Gerçekten istediğiniz şeyi elde etmeye çalışırken risk alın. Kendinizi verin ve hata yapmaktan umutsuzca kaçınmayın. Aşırı çekingen olmayın. İstediğiniz bir şeyi alamazsanız, insanlar size nasıl başarısız olduğunuzu göstermek yerine, gülseler ve sizi eleştirseler de bunun onların sorunu olduğuna kendinizi ikna edin. Siz hatalarınızdan ders aldığınız sürece insanların ne düşündükleri önemli mi?
  3. Sevilmekten çok sevmek üzerine odaklanın. Yaşamanın edilgen bir biçimde almaktan değil, yapmaktan, eylemde bulunmaktan ve esnemekten oluştuğunu farkedin.
  4. Her şeyden önemlisi, sevilmeyi değerli olmakla karıştırmayın. İçsel bir değeriniz olduğunu ya da insan olarak değerli olduğunuzu kabul ediyorsanız bunu bir şey yaparak kazandığınıza inanmak yerine, yalnızca varoluşunuza, hayatta oluşunuza bağlayın.

Ellies’in bahsettiği bir diğer konu başarısızlık korkularını azaltmak. Bunu da bir sonraki yazıda bulacaksınız.

 

Sevgiler.

Not: Yazı Prof. Dr. Cengiz Güleç tarafından derlenmiştir.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s