CORONA GÜNLERİNDE YÜZLEŞME

Kulağımda Ciao Bella şarkısı, ellerim klavyenin üzerinde, zihnim biraz bulanık, içimde tarif edemediğim adına tuhaf diyebileceğim duygular. Günlerdir söylediğim şey şu, hiç kimse 3. Dünya Savaşı’nın bir virüse karşı yapılacağını söylememişti bize. Amerikan filmlerinden fırlamış bir senaryoyu yaşıyoruz adeta. Mikroskopla görünen bir canlı ile başa çıkmaya çalışıyoruz. Oysa başa çıkamadığımız onca şey varken nerden çıkmıştı ki şimdi bu garip yaratık.

Evlere kapandık, ölmek istemiyoruz, çocuklarımıza bir şey olsun istemiyoruz. Kimse ölmesin istiyoruz. Kimseye bir şey olmasın diye dua ediyoruz. Evlerdeyiz… Eve dönüşler, bir mağaraya dönüş gibi yaşanıyor adeta. Bir mağara, yani bilinçaltımızın kendisi… Bir mağara, yani annemizin rahmi… Bir mağara çocukluğumuz… Şimdiye kadar kapattığımız, üstesinden geldiğimizi sandığımız, unuttum dediğimiz, tolere ettiğimizi düşündüğümüz, kaçtığımız her şey güm diye hayatımızın ortasına düştü sanki. Boşanma kararları veriliyor bir çok evde. Bir çok evde çalışan anneler, full time annelik yapmaya başladı. Çalışmayan anneler ise daha da bumalmak üzere. İşler, yoğunluklar, koşturmacalarımız bizi öylesine kendimizden uzaklaştırmıştı ki, öylesine hissizleştirmişti ki, öylesine halı altında süpürdüğümüz şeyler vardı ki şimdi hepsi bir bir ortaya dökülüyor. Hissetmeye başlıyoruz, kendimizin sesini duymaya, anlamaya çalışıyoruz. Ve en çok da anlaşılmak istiyoruz.

Korku ortamında bizi bu kadar bunaltan duyguların esas kaynağına inmeye başlıyoruz. Annemizden doğduğumuz anda oluşmaya başlayan o temel güven duygumuzun aslında ne kadar olmadığını farketmeye başlıyoruz. Meğer ne kadar sıkışıp kalmışız ilişkilerimiz, anneliğimiz içinde, sürekli konuşup duran zihnimiz, kalp kırıklıklarımız, yanılgılarımız, pişmanlıklarımız, hatalarımız, bizi bizden uzaklaştıran her türlü yaşam sınırları içinde… Bu dönem bizi eve kapatarak, bize özgürleşmeyi vaad ediyor aslında. Tüm korkularımızdan, defolu ilişkilerimizden, hasarlı düşüncelerimizden, yanılgılarımızdan, gerçeği görmek istemeyen yanımızdan, bağımlılıklarımızdan, çocukluğumuzdan itibaren örülen sahte kendiliğimizden özgürleşmeyi getiriyor bize. Ben, ben, ben diyen ben gerçek her şey yalan, benim dışımda her kesin canı cehenneme diyen, göremeyen, duymayan, duymak istemeyen, kibrimizin, narsistik benimizin kulağına kulağına gerçeği fısıldıyor bu dönem: Öleceksin ve hiç bir şey kalmayacak elinde. Yeniden dünyaya gelmek masalları da elinde patlayacak… Bitti, yolun sonu, game over. Bu dönem varlığımızın dışında elimizde hiç bir şeyin olmadığını yüzümüze yüzümüze çarpıyor.

Annem, ben bebekken varlığımdan ne kadar mutluydu, benim varlığıma ne kadar özen gösterildi, anne her ihtiyacım olduğunda korktuğumda orda mıydı… İşte bunlar benim varlığımı belirleyen şeylerdi. Eğer cevabım hayırsa, ben bu yokluğu, yok oluşu yüzüme yüzüme  çarpan dönemde varlığımla ne kadar iyi hissedebilirdim ki…

Özgürleşmekten başka çaremiz yok… Bu dönem her şeyle hesaplaşmak yeni bir ben inşaa etmek için en müsait dönemlerden biri. Övündüğümüz her şey elimizde kaldı, bir haşlanmış patates gibi ezilmeye müsait. Makamlarımız, mevkilerimiz, zekamız, becerilerimiz, başarılarımız, titrimiz, ünvanlarımız… Hiç bir şeyin önemi yok şu anda, insan olma titrimizden başka… Bize insan olmayı öğretmeye çalışıyor  dünya… Bizi evlere tıkayan gözle görülmeyen bir canlının mesajı bu. Biz olmayı salık veriyor, benden çık diyor. İnsan ol, kendini terket, ölmeden önce öl diyor Mevlana Hazretleri gibi… Şimdi hazır mısın o ben dediğin her şeyi terketmeye… Ben hazırım, çoktan başladım bile…

 

Sevgiler….

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s